Haydi Hazırlanın Pıtırcık ile Kampa Gidiyoruz!

Özge Doğar

Pıtırcık’ın ailesi bu yıl tatile gitmiyor çünkü Pıtırcık tek başına kampa gidiyor! E siz niye hazırlanmadınız? Hadi, siz de onunla kampa!

Pıtırcık serisinin beşincisi Pıtırcık Kampta, çocuk gözüyle aile ve çocuk ilişkisini irdeliyor. Çocuğa arkadaşlarıyla özel – bağımsız bir zaman diliminin neden gerekli olduğunu anlatıyor. Bunu yaparken de çocuk bakış açısını terk etmiyor. Özgüven geliştirmede aileden bağımsız geçirilen zamanın neden önemli olduğunu vurgulayan kitap, sadece çocuklar için değil ebeveynlerin de okuyabileceği, kendilerine dışardan bakmalarını sağlayabilecek bir kurgu  sunuyor. 

Pıtırcık, bu yıl ailesiyle tatile gitmez, bu onun seçimi değildir, ailesinin kararıdır. Anne ve babası bunu Pıtırcık’a söylediklerinde sevinçten salonun ortasında dans eder. Tuhaf bir durum vardır, kendisi çok sevinirken anne ve babası üzgündür; oysa fikir onlardan çıkmıştır. 

Roman, çocuk, aile ve arkadaşlık ilişkileri üzerinde tekrar düşünmemize vesile oluyor. Yazarı Rene Goscinny bunu Pıtırcık serisinin tümünde bize sorgulatıyor. 

Rene Doscinny, Asterix ve Red Kid serisinden tanıyoruz. Bazı dönemler çizgi film de yazmıştır. 

Sen hiç bulutlara şiir yazdın mı?

Özge Doğar

Tek düzey yaşantılarımızı şiirle süsleyebilir miyiz? Sevgican hayatını şiirle süslemekle kalmıyor sevdiği her şeye de şiirler yazıyor. Buluta, arapbülbülüne, ayakkabıya… Yazdığı şiirlerde herkes kendinden bir şeyler buluyor. Belki de o yüzden şiirleri çok seviliyor. 

Sevgican, sanal dünyanın yapaylığından doğanın canlılığına, hayatın renklerine ve yaşanmışlığına hayran. O yüzden içindeki coşku bir proje dersinde sanata dönüştü, herkesin sevgisini kazandı. 

Yazar Behiç Ak, Bulutlara Şiir Yazan Çocuk’ta  modern dünyanın ve sosyal medyanın tekdüzeliğini, sıkıcılığını mavi bulutlarla dağıtıyor.

İçinden şiirlerin, masalların ve hayallerin geçtiği roman her yaştan okuyucuyu dünyanın grisinden bir süreliğine de olsa uzaklaştırıyor. 

Kitaptan

“Ne işin var burada?” diye sormuşlar arapbülbülüne,

“Savaştan kaçtım” demiş.

“Sadece barışta yaşayabiliyorum ben.

Tıpkı filler,

Güvercinler,

Serçeler,

Kelebekler,

Karıncalar,

Zürafalar,

Ya da…

İnsanlar gibi.”

Bulutlara Şiir Yazan Çocuk, Behiç Ak (Günışığı Kitaplığı)

Peki ya bir sabah ebeveynleriniz sizinle aynı yaşta uyanırlarsa, Annemle Babam Sınıfta!

Özge Doğar

Fanny işte bir sabah tam da bu durumla uyanıyor. Anne ve babası artık kendisiyle aynı yaşta. Bu durumun suçlusu olarak önce kendisini görüyor çünkü okuldan her şikâyet ettiğinde anne ve babası, kendisinin yaşında olmak için neler vermeyeceklerini tekrarlıyorlar ve Fanny her seferinde “Dediğiniz olursa görürüm sizi” diyor. Dileği bu kadar çabuk yerine gelmiş olamaz. Mutlaka bu işte başka bir iş olmalı.

Arnaud ve Florence kızlarıyla birlikte okula gitme kararı alıyorlar çünkü sorunun ne olduğunu bulup eski hallerine dönmek zorundalar. Fakat bu süreç öyle kısa sürmüyor. Fanny’in adadan geldiklerini söylediği kuzenleri yani anne ve babası uzun bir süre onunla birlikte okula gidecek, fen bilgisi dersine girecek, arkadaş ilişkilerinde büyük bir rol oynayacaklar.

Aile içi iletişimi çocuk gözüyle anlatan kitap yetişkinlerin de bir zamanlar çocuk olduğunu göstererek tecrübelerini önemsenmesi gerektiğini ama çocukluktan başlayarak herkesin kendi hayatını biçimlendirdiğini anlatıyor. Yazar Luc Blanvillain, insanları ve koşulları değerlendirirken birden fazla neden olabileceğini ve hiçbir şeyin gördüğümüz gibi olmadığını, duygu ve düşüncelerimizin yaşadıklarımızla değişebileceğini gözler önüne seren heyecanlı ve yüzümüzü gülümseten bir kurgu oluşturuyor.   

Yazar Luc Blanvillain “Dünya benim en büyük esin kaynağım. Sadece onun azıcık daha hızlı dönmesini sağlıyor ya da onu ekseninden birazcık kaydırıyorum” diyor. Genellikle öğrenci, öğretmen ve aile temalarını işliyor.

“Duyarlı kimselerden özür dilerim; ancak gerçeği saptırmadan, olduğu gibi aktarmayı tercih ediyorum.

“Buna bizzat ben yol açtım.

“Daha dün akşam, ikisi de otuz altı yaşındaydı. Normal bir annem ve babam vardı. Bu sabah on bir yaşındalar…

“Yine de bütün kabahatin bende olmadığının altını çizmeliyim. Ebeveynlerimle her zaman layıkıyla ilgilendim. Okullar açıldığında, elimi bırakırken sıcak gözyaşlarına boğulan annemi daima avuttum. Akşamlarım uykudan önce, babamın bana aynı hikâyeyi topu topu üç kez okumasına izin verdim. Oysa iyi bir hikâye, hele de uzun ve yalnız bir gecenin ardından beş-altı kez, her karakteri farklı şekilde seslendirilerek okunmalıdır. Bunu herkes bilir.

“Aslında, belki de fazla yumuşak başlıydım.”

“Umarım burada anlatacaklarım, okumaya cesaret edeceklere bir ders olur. Ebeveynlerin eğitimi son derece zorlu bir iş. Dikkatiniz bir an bile dağılmamalı. Dizginleri biraz saldınız mı, felaket başınıza çöküverir. Haber bile vermeksizin.

“Başıma gelen tam da buydu işte.”

Annemle Babam Sınıfta! – Luc Blanvillain / Türkçeleştiren: Mehmet Erkurt (Can Çocuk Yayınları)

Çocuk Kitap Kulübümüzde 30 Ocak 2021 Cumartesi günü saat 12.00’da Özge Doğar ile Annemle Babam Sınıfta! kitabını konuşuyor, oyunlarla öğretici ve eğlendirici zaman geçiriyoruz.



Çocuk Kitap Kulübü: Küçük Prens – 16 Ocak

Çocuk Kitap Kulübümüzü Antoine de Saint-Exupery’nin Küçük Prens adlı kitabı ile devam ettiriyoruz.

16 Ocak 2021 Cumartesi günü saat 11.00’da çocuklarımız sevgili öğretmenimiz Özge Doğar ile buluşmak isterse yerinizi şimdiden ayırtabilirsiniz.

* Kontenjanımız 8 kişi ile sınırlıdır.

Bilgi ve kayıt için: bilgi@yaziciziceki.com

Özge Doğar ile “Eyvah, Çocuğum Kitap Okumuyor!”

Sizler kitap okumanın faydalarını biliyorsunuz fakat bilmenizin hiçbir işe yaramadığını hissediyorsunuz, çocuğunuza sürekli “Kitap oku!” diyorsunuz ama o sözünüzü bir türlü dinlemiyor, sıkılıyor, kaçıyor, saklanıyor, bahaneler buluyor…

Bir çocuğun eğitiminden sorumlu olmak, onun dünyasını şekillendirip geleceğe hazırlanmasını sağlamaktır. Onun için en iyiyi istemeniz ama bazen en iyinin ne olduğunu bilememeniz ve şaşırmanız çok normal. Bu şaşkınlığa rağmen kitap okumamasını “eyvah” diyerek karşılıyorsanız aslında onun için tüm kilitleri açtınız demektir.

Kitap okuyan çocukların okul hayatlarında, arkadaş ilişkilerinde ve gelecekteki iş yaşantılarında daha başarılı olduklarını; sorgulama, muhakeme, duygudaşlık (empati) yeteneklerinin yaş gruplarına göre daha gelişmiş olduğunu; özgüveni, araştırmacı yönü ve anlama hızının daha güçlü olduğunu biliyoruz. Kitap okumak, ona zor gelen matematik dersi için bile bir anahtar. Çünkü okuduğunu doğru anlayan öğrenci için zor ders yoktur. Zor kavramı; anlamadığımız, anlamlandıramadığımız durumlar içinde var olur. Anladığımız her şey kolaydır. Çocuk kitap okudukça, anlama ve dil yetisi güçlenecek böylece zor algısı da gün geçtikçe azalacaktır.

Çocuğumuza, kitap okuma alışkanlığı kazandırmak; onun zihnini yaşatmak ve sosyal hayatını güvene almak demektir. Okuma alışkanlığı olan bir birey en karışık konuları bile, okumayan diğer kişilere göre daha hızlı kavrar ve çözer.

21. yüzyılda çocukların etrafı göz alıcı oyuncaklar ve teknolojinin hareketli dünyası ile çevriliyken onların ilgisini kitaplara çekebilmek hayli zor olsa da bu atölyede verilecek tavsiyelerin ve uygulanabilir ev içi etkinliklerin işinizi kolaylaştıracağını düşünüyoruz.

Çalışmaya çocuk eğitiminden sorumlu herkes ve 14 yaşını aşmamış, okuma yazma bilen çocuğu olan tüm ebeveynler katılabilir.

Tarih: 26 Ekim 2019 Cumartesi

Saat: 14.00 – 17.00

Yer: Yazı Çizi Çeki Atölyesi – 116/5 Sokak No:18 B Blok Birlik Apt. D:3 Bornova – İzmir

Bilgi ve kayıt için: 0232 421 61 66 – bilgi@yaziciziceki.com

Özge Doğar Kimdir?

Eğitimci, yazar…

Öğretmen anne ve babanın ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimini Mersin’de, üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nde tamamladı. “Okul Psikolojik Danışman”ı olarak sürdürdüğü mesleği, gelecek kuşaklara sorumluluğunu ve yazı yazma hevesini arttırdı. “Emekçi Kadın ve Çocuk Sorunları” üzerine eğitimler verdi. “Minik Parmaklarda Bol Yüzükler” adındaki eğitim seminerlerinde çocuk ve gelin kavramını irdeledi. 

2013 yılında çıkarmış olduğu “Meraklı Pandora” kitabı köşe yazılarının derlemesidir. Aynı yılın aralık ayında çıkardığı “Aşk’zede” romanı; kız çocuklarının küçük yaşta evlendirilmesinin, onların okutulmamasının doğuracağı sonuçları, töre adı altında sıkışmış hayatları konu alan ilk romanıdır.

Yazarın; 2014 yılında yazmış olduğu “Kâğıttan Mutluluklar” romanı, yaşadığımız toplumun bir bütün olduğunu, iki farklı kadın ve iki farklı aileyi işleyerek anlatan, toplumsal ayrışmaların bizleri ilerletmediğini gösteren ikinci romanı ve üçüncü kitabıdır.

2015 yılında yazdığı “Evlilik Anonim Şirketi” evliliklerde süregelen sorunları anlatmaktadır. 2015 yaz döneminde Uçankuş TV Kültür- Sanat Programında haftalık çocuk kitabı tanıtmış olan yazar, 2016 yılında yazdığı ‘Sevimli Köpek Maya & Tohumlu Kitap’ adlı çocuk kitabı Türkiye’de kitapla birlikte tohum veren ilk 7 yaş üzeri çocuk kitabı olma özelliği taşımaktadır.

Son kitabı Aynadaki Sır (2017, Mart), sosyo-psişik bir roman olup medyanın insanlar üzerindeki etkisini ve kitleleri nasıl yönlendirdiğini anlatmaktadır.

Yazarın halen sürdürmekte olduğu anne ve babalara yönelik “Eyvah Çocuğum Kitap Okumuyor” proje çalışması devam etmektedir.