Mahir Ünsal Eriş ile Dil ve Etimoloji

“Dil, insanın bugüne ve geleceğe attığı çengellerdir.”

Dil, onu konuşan toplumun DNA’sı gibidir. Bir dille kurduğumuz ilişki, o toplumun en temel karakteristiklerini en yakın ve yalın halde izleyebileceğimiz bir kanal açar bize. Belki de sırf bu nedenle, dille uğraşmak, dil öğrenmek, başka dilde başka anlam ve tarihlere işaret eden gizemli etimolojik bağlantıları izlemek oldukça keyiflidir. Çünkü dil, insanın bugüne ve geleceğe attığı çengellerdir. Toplumun yaşadığı, geçirdiği her şey dile siner. Dilin içinde, dışarıdan görünenden daha da büyük bir dünya vardır.

Peki, biz dili nasıl kuruyor, nasıl konuşuyoruz? Neden bu kadar çok dil var? Neden ve nasıl ayrılıyorlar? Akraba diller, binlerce yıl yan yana yaşayıp birbirine hiç benzemeyen diller, “öyle bir dil yok”lar, bir zamanlar bilinen dünyanın her yerinde anlaşılıyorken bugün ölmüş olan diller… Neden bazı dilleri daha kolay öğreniyoruz ama bazılarıyla bir türlü baş edemiyoruz? Bunca farklı yazı, bunca değişik telaffuz niye? Aynı dilin lehçelerini konuşanlar bile bazen anlaşamazken farklı dil konuşan bazı uluslar birbiriyle nasıl çevirmensiz anlaşabilirler? 

Ya bizim konuştuğumuz dil? Annemizden aldığımız dili ne kadar geliştirebiliyoruz? Nereden alıp nereye kadar taşıyabiliyoruz? Neden başka bir dil öğrenirken kendi dilimizin farkına daha çok varıyoruz? Bunca yabancı sözcük niye var? Türkçe hangi dillerin etkileri altında kalmış, hangilerini etkilemiştir? Dile başka dillerden giren sözcük ve kavramları nasıl tanır, nasıl anlarız? Acaba şu kelime hangi dilden gelmiştir, bu ifade başka hangi dilde böyle ifade edilir, etimolojisinin izi sürülerek nasıl anlarız. Etimoloji bilmek dil ve düşünce dünyamızı geliştirir mi? Yabancı kavram ve ifadelerin anlaşılmasını, “çevrilebilmesini” kolaylaştırır mı?

Mahir Ünsal Eriş ile yapacağımız atölyede bu soruların etrafında dolaşacağız. Dil ve anlatımı anlayabilmeyi, kendi dilimizi, başka dilleri, öğrenmeye çalıştıklarımızı, anne-babamızdan devraldıklarımızı ortaya döküp tartışacağız. Dünyanın değişik dil ailelerine, birbirinden ilginç yazı ve alfabelerine, diller arasındaki ilişkilere dair ilginç şeyler bulacak, dillerin gizemli dünyasına dair müthiş dedikodular yapacağız.

Çalışma boyunca üzerinde durulacak ana başlıklar:

  • Dil nedir? Nasıl konuşuruz? Nasıl konuşurlar? 
  • Dilin müziği.
  • Dünyadaki dil ailelerine ve dillerin yapılarına bakış. 
  • Diller arası ilişkiler.
  • Etimoloji nedir? Kelimelerin izi nasıl sürülür?
  • Dili anlamak, konuşmak, yazmak, okumak… 
  • Yazı-Alfabe. 
  • Yazıyla dilin ilişkisi, tarihi, kavgası.

Çalışma tarih ve saatleri:

30 Kasım – 1 Aralık 2019 – 13.00-16.00

Yer: 

Yazı Çizi Çeki Atölyesi – 116/5 Sokak No:18 B Blok Birlik Apt. D:3 Bornova – İzmir

Bilgi ve kayıt için: 

0232 421 61 66 – bilgi@yaziciziceki.com

Mahir Ünsal Eriş hakkında:

1980’de Çanakkale’de doğdu. Arkeoloji ve tarih okudu. Çeşitli dillerden çok sayıda kitap, makale ve öyküyü Türkçeye kazandırdı. Hayatını çeviriler yaparak ve yazarak sürdürüyor. 

Kitapları: Bangır Bangır Ferdi Çalıyor Evde… (İletişim, 2012), Olduğu Kadar Güzeldik (İletişim, 2013) (60. Sait Faik Hikâye Armağanı), Dünya Bu Kadar (İletişim, 2015), Benim Adım Feridun (İletişim, 2016), Öbürküler (Karakarga, 2017), Sarıyaz (Can Yayınları, 2019), Kara Yarısı (Can Yayınları, 2019)

Yazıya İlk Adım – 5 Eylül’de Başlıyor!

Yazıya İlk Adım, yazmak isteyip yazamayan, yazıya nereden başlayacağını bilemeyen kişiler için tasarlanmış, yaşamla ve yazıyla kurduğumuz bağı anlamlandıran, hikâyelerimizi ortaya çıkaran ve farklı bakış biçimlerini deneyimleten bir potansiyeli ortaya çıkarma atölyesidir. 

Yazmaya hazırlayıcı bu atölye ile yazma kaygısını, korkusunu ve yazmaya başlama konusundaki sıkıntıları yenebilir, yazının iyileştirici gücünden faydalanabilirsiniz.

Bu atölye, anlatımuygulamalar ve yazı alıştırmaları üzerinden ilerler. 

Bu çalışmada, birlikte beyaz kağıtla buluşuyor, onu anlamlandırmaya başlıyor, hikâyelerimizi ortaya çıkarırken yazma korkumuzu yeniyor, yaratıcı yazarlık çalışmaları için bolca malzeme biriktiriyoruz.

Bu çalışmada bol bol yazacağız. Yazarken kendi iç dünyamızı keşfedeceğiz. Neden yazdığımızı ve yazının iyileştirici gücünü anlayacağız. Yaşadıklarımız ve gördüklerimiz hakkında daha önce düşünmediklerimizin farkına varacağız. Yazmamıza engel oluşturan durumları keşfedeceğiz; bu engelleri aşmanın yollarını bulacağız. Yazarak kendimizi ifade etme becerimizi geliştireceğiz. Konu bulmadaki sıkıntıları gidereceğiz. Yazabildiğimizi göreceğiz, yazma becerimizi daha ileriye taşımak istersek yaratıcı yazarlık ve öykü atölyeleri öncesinde üzerinde oynayabileceğimiz birçok malzeme biriktireceğiz. 

Çalışma Tarih ve Saatleri:

5-12-19-26 Eylül 2019 Perşembe – 11.00-13.30 arası (Toplam 10 saat)

Yer: Yazı Çizi Çeki Atölyesi – 116/5 Sokak No:18 B Blok Birlik Apt. D:3 Bornova – İzmir

Bilgi ve Kayıt için: 0232 421 61 66 – bilgi@yaziciziceki.com

Beril Erbil

1982 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2012 yılına kadar perakende sektöründe çalıştı. Kurumsal hayata veda etmesinin ardından 2013’te Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde Sosyal Bilimlerde İnsan Çalışmaları üzerine yüksek lisansa başladı. Bitirme projesini “Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eserinde Yabancılaşma” konusunda yaptı.

2015 yılında Yazı Çizi Çeki Atölyesi’ni hayata geçiren Beril Erbil, edebiyat atölyeleri düzenliyor, kurumsal eğitimler veriyor; editörlük, edebiyat ve öykü çalışmalarına devam ederken çeşitli dergi ve gazeteler için yazılar yazıp söyleşiler yapıyor.

Eylül’de Yeni Döneme Başlıyoruz!

Kısa bir tatilin ardından herkese merhaba!

Keyifli ve yoğun bir sezonun ardından biz biraz dinlenip yeni sezon için bolca enerji topladık. Umarım herkes yaz dönemini, bir soğuk bir sıcak geçen havaları, bayramları, tatilleri kendisi için en güzel biçimde, sevdikleriyle ve sevdiği şeyleri yaparak geçirmiştir.

Üstteki görsel sonbaharı anlatıyor. Çocukluğumuzun mevsimler tablosunda Eylül demek sonbahar demekti. Git gide yaz kendini eylüle kaydırsa da, benim gibi bazıları eylüle başlı başına bir mevsim dese de sanırım değişmeyen tek şey Eylül’ün kendimize çeki düzen verdiğimiz, kendimizi kışa hazırladığımız, yavaş yavaş yazla vedalaştığımız, kendimize hedefler koyduğumuz bir ay oluşu…

Evet, Eylül’e çok az kaldı ve biz Eylül’de sizlerle yeniden buluşmak için can atıyoruz. Tabii bu yaz sezonunda, yavaşlatılmış tempomuzda güzel işlere imza attık, zaman içinde onları da paylaşacağız. Ve tabii yaz bizim için yeni döneme hazırlık demek… Bu süre boyunca yeni sezonda neler yapacağımızı, sizlere nasıl yenilikler sunacağımızı düşündük ve dönem planlarımızı yaptık.

Yazı Çizi Çeki’yi hayata geçirirken benim için çok kıymetli olan ve senelerdir iç içe olduğum edebiyat alanında çalışmak, hayatımı tamamen edebiyatın çevresinde kurgulamak ve başkalarının hayatına edebiyat katmak için yola çıkmıştım. Sanatı, hayatı algılama, anlamlandırma ve yorumlama biçimi olarak seçmenin hayata katkısını anlamış, ben de kendi yolumda giderken edebiyatı bazen dinlence, bazen eğlence, bazen öğrenme aracı yerine koymuştum.

Yazı Çizi Çeki’yi kurmadan önce, yani hayatımı tamamen edebiyat çevresinde kurgulamadan önce, edebiyat beni dinlendirse de bazen kalem oynatamadığım bazen de iki satır okuyamadığım zamanlar oluyordu. Edebiyatla eğleniyor, edebiyattan keyif alıyordum ama bu eğlence ve keyfi başkalarıyla paylaşmaya kalktığımda kısıtlı bir çevrede kalıyordum. İzmir’de ve İstanbul’dan uzak olmanın, dolayısıyla edebiyat çevresinden uzak olmanın zorluklarını yaşıyordum.

Bu sebeplerle zaman zaman okumaya ve yazmaya zaman bulamayanları, ilgi alanları hakkında konuşacak daha çok kişiye ihtiyaç duyanları ve bu alanlarda güvenilir arkadaşlar arayanları çok iyi anlıyorum.

Evet, yazmak çok bireysel bir iş ve bu alanda güvenilir yol göstericilere ve iyi arkadaşlara ihtiyaç var…

Yazı Çizi Çeki Atölyesi edebiyata ve sanata ilgi duyan insanları bir araya getiren bir atölye; birlikte yazdığımız, okuduğumuz, edebiyatı ve sanatın farklı disiplinlerini tartıştığımız, uzmanlarından dinlediğimiz, birlikte ürettiğimiz bir platform; yazdıklarınızı dosyalara, dosyalarınızı kitaplara dönüştüren bir yol arkadaşı; kurumsal atölyelerle farklı alanlarda çalışanların hayatına yazıyla birlikte edebiyatı ve yaratıcılığı katan bir uzman…

Neler yapıyoruz?

Bu çatı altında yazı ve okuma atölyeleri yapıyor, edebiyat ve farklı disiplinlerden atölye çalışmaları düzenliyoruz.

Yazıya İlk Adım, Yaratıcı Yazarlık ve Edebiyat Kulübü artık klasikleşmiş ve sezon boyunca devam eden çalışmalarımız…

Yaratıcı Yazarlık’ta sevgili Ferhat Uludere ile konuştuğumuz, tartıştığımız, okuduğumuz ve yazdığımız keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz. Öykü ve romanı oluşturan ana unsurları teker teker inceleyip öykülerimizi oluştururken okuma alışkanlıklarımız ve okuduklarımıza bakışımızdaki gelişmenin tadına varıyoruz.

Yazıya İlk Adım aslında Yaratıcı Yazarlık’tan önce tanışmanız gereken bir çalışma. Yaratıcı yazarlık alanında atölye çalışmaları düzenledikçe bazı katılımcıların yazmak isteyip yazamadıklarını gözlemliyordum. Bunda korku, kendine güvensizlik, mükemmeliyetçilik gibi etkenlerin yanında ne yazacağını bilememe, nereden başlayacağını kestirememe gibi durumlar söz konusuydu. Bazı kişiler hikâyelerini bir anda öykülere dönüştürmekte zorlanıyordu. Yazıya İlk Adım işte bu şekilde doğdu. Bu çalışmada birlikte beyaz kağıtla buluşuyor, onu anlamlandırmaya başlıyor, hikâyelerimizi ortaya çıkarırken yazma korkumuzu yeniyor, yaratıcı yazarlık çalışmaları için bolca malzeme biriktiriyoruz.

İyi yazmanın yolu bol bol okumaktan geçiyor. Ancak yayımlanan her kitabı okuma şansımız olmadığı gibi hayatımız boyunca okumak istediğimiz her kitabı okuyamayacağımız da bir gerçek. Bu noktada iyi bir okur olmanın yolu çok okumaktan ziyade kaliteli okumalar yapmaktan ve bu okuduklarımızı farklı bakış açılarıyla geliştirmekten geçiyor. Edebiyat Kulübü işte bu sebeple var. Bu çalışmada önceden belirlediğimiz okuma listemizdeki öykü ve romanları tartışıyor, yazarı, dönemi, konuyu, karakterleri ve kurguyu incelerken hayat ve edebiyatla dolu saatler geçiriyoruz.

Geçtiğimiz dönemleri, yazıya başlangıç ve yaratıcı yazarlık atölyelerimizle, okuma gruplarımızla dolu dolu geçirdik. Ortaya çıkan ürünlerin, yaratıcılığın meyvelerinin önce güzel öykülere, sonra güzel dosyalara sonra da güzel kitaplara dönüşme sürecini izlemek, aynı masa etrafında birbirinden farklı sesleri duyarak zenginleşmek çok keyifliydi.

Bu dönem programda neler var?

Her yaşayan varlığın değişip dönüşmesi gibi Yazı Çizi Çeki de zaman içerisinde değişiyor, dönüşüyor, gelişiyor.

Bu dönem Yazıya İlk Adım çalışmasının ilkine 5 Eylül’de başlıyoruz. Çalışma detayları için blog sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Ferhat Uludere ile Yaratıcı Yazarlık çalışmamız ise 17 Eylül’de başlayacak. Program detaylarına buradan ulaşabilirsiniz.

Edebiyat Kulübümüz için detayları bulabileceğiniz ve kitap listemize ulaşabileceğiniz yeni bir sayfa oluşturduk. Buradan ulaşabilir, ilginizi çekerse kulübümüze üye olabilirsiniz. Başlangıç için tarihimiz 26 Eylül (akşam) ve 27 Eylül (gündüz).

Bu dönemde de klasikleşmiş çalışmalarımıza devam ederken programımıza yenilerini eklemeye devam ediyoruz. Detayları kesinleşen atölyelerimizi internet sitemizden ve sosyal medya hesaplarımızdan duyurmaya devam edeceğiz.

Editörlük ve danışmanlık çalışmalarımızı sizin ihtiyaçlarınız ve dosyanızın gerektirdikleri doğrultusunda size özel tasarlıyoruz. Bu sebeple böyle bir çalışmaya ihtiyaç duyuyorsanız detaylar için bilgi@yaziciziceki.com adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Kurumsal atölyelerimizi kurumsal ve yaratıcı deneyimimizi harmanlayarak oluşturduk. Detayları öğrenmek ve kurumunuzun ihtiyaçları konusunda çalışma programımızı birlikte oluşturmak için bilgi@yaziciziceki.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Günlük sayfamıza üye olup blog yazılarımızın ve atölye duyurularımızın mail adresinize gelmesini sağlayabilirsiniz. Sosyal medya hesaplarımızdan bizi takip ederek günlük hayatımıza ve hayatınıza edebiyat katacak paylaşımlara ulaşabilir, bizimle daha sıkı iletişimde olabilirsiniz.

https://www.facebook.com/yaziciziceki/

https://www.instagram.com/yaziciziceki/

İlgi alanınızda faaliyet gösteren bir yere devam etmenin ve buradaki insanlarla buluşmanın, insan hayatına katkı sağladığını, siz farkında olmadan sizi gündelik hayatın karmaşasından kurtardığını ve hayat alışkanlıklarınız arasına iyi bir alışkanlık eklediğini, size alanınızda bir disiplin kazandırdığını bu işin başından beri deneyimledim. Önümüzdeki günlerde de Yazı Çizi Çeki Atölyesi çatısında güzel işlerde, güzel insanlarla buluşmayı diliyorum.

Edebiyatla, sevgiyle…

Beril Erbil

Ferhat Uludere ile Öykü Atölyesi, İzmir

Öykü yazının en keyifli ve en iyileştirici alanıdır. Her türle temasta ancak hepsinden uzaktadır. Kendi dilini ve biçimini yaratır. Bazen tüm biçimlere temel olur bazen kendi kulesini inşa eder.

Öykü yazmak başlı başına bir yolculuktur ve hemen hemen tüm türlerin temelini oluşturur.

Bu çalışmada iyi bir öykünün nasıl olması gerektiğini kavrarken, öykülerinizi nasıl iyi yazacağınızı ve iyi bir öykü yazmanın temellerini keşfedeceksiniz; hikâyeleriniz ortaya çıkacak…

Bu iyileştirici uğraş ile birlikte öykünün büyülü dünyasında ilerlemekten keyif duyacaksınız.

Öykü yazıyorsanız, öykülerinizi gözden geçirmek istiyorsanız, hikâyelerinizi öyküleştirmeyi düşünüyorsanız, yazmak yerine daha iyi bir okur olmak istiyorsanız bu atölye tam size göre…

Tarih: 24-25 Mart 2018

Saat: 11.00-15.00

Adres: 116/5 Sokak No:18 B Blok D:3 Bornova / İZMİR (Randevu alınız.)

Bilgi ve kayıt için:

0 232 421 61 66

bilgi@yaziciziceki.com

Ferhat Uludere Hakkında:

1977 yılında Lüleburgaz’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz’da tamamladı. Yazı yazmaya “Rock Reaction” adlı fanzinle birlikte başladı; çeşitli fanzinlerde yazdı. 1998 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’ne girdi.

Beyoğlu Gazetesi’yle birlikte gazeteciliğe başladı. Konservatuvar yıllarından bu yana Don Quijote üzerine çalışmalar yapan Ferhat Uludere’nin; Sayıklamalar (2002), İslenmiş Aşka Mektuplar (2005), 1001 Fıçı Bira (2006), Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba (2010), Don Quijote’nin Üçüncü Cildi (2014) adlı kitapları yayımlandı.

Birçok yayın organında sinema, edebiyat, müzik, tiyatro ve Beşiktaş üzerine eleştiriler yazan yazar, çeşitli televizyon programlarında editörlük, metin ve senaryo yazarlığı yaptı. Ferhat Uludere Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde verdiği derslerin yanı sıra Yaratıcı-Yazarlık Bölümü Bölüm Başkanlığı’nı sürdürürken öykü ve roman çalışmalarına devam ediyor.

Bir Hikâyenin Peşinden… Alice Harikalar Diyarında – İzmir

150 yılı aşkın süredir popülerliğini kaybetmemiş, hakkında yapılan tartışmalar hiç bitmemiş, yasaklanan kitaplar arasına girmiş bir klasik eser Alice Harikalar Diyarında…

Bu sunumda Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarında adlı eserinden yola çıkarak Beyaz Tavşan’ın izinde tavşan deliğinden gireceğiz. Kitabın hikâyesiyle birlikte 1800lü yılların İngiltere’sinde dolaşıp, Carroll’u tanıyacağız. Kelime oyunlarından, deyişlere, bir çocuğun dünyasından yetişkinlere ve otoriteye bakacağız.
Kitabın bize işaret ettiği yolların fazlalığı karşısında heyecanımız artacak. Eserin farklı sanat dallarındaki etkilerini göreceğiz. Delilik ve zaman çevresinde bugünkü yaşantılarımızı düşünecek, hızla akan hayatımızın içinde küçük bir mola vereceğiz.

Atölye uygulamalar ve okumalarla ilerleyecek.

Beril Erbil Hakkında…

1982 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2012 yılına kadar perakende sektöründe çalıştı. Kurumsal hayata veda etmesinin ardından 2013’te Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde Sosyal Bilimlerde İnsan Çalışmaları üzerine yüksek lisansa başladı. Bitirme projesini Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eserinde Yabancılaşma üzerine yaptı.

2015 yılında Yazı Çizi Çeki Atölyesi’ni hayata geçiren Beril Erbil, edebiyat atölyeleri düzenliyor, kurumsal eğitimler veriyor; editörlük, edebiyat ve öykü çalışmalarına devam ederken çeşitli dergi ve gazeteler için yazılar yazıp söyleşiler yapıyor.

Bilgi ve kayıt için: bilgi@yaziciziceki.com / 0232 421 61 66

Tarih: 24 Şubat 2018 Cumartesi

Saat: 11.00 – 13.00

Adres: 116/5 Sokak No:18 B Blok D:3 Bornova-İZMİR (Randevu alınız.)

(Evka 3 Metro durağına yürüme mesafesi)

Atölye kontenjanı 15 kişi ile sınırlıdır.