Yazı Çalışma Grubu İlk Toplantı Sonrası…

Yazı Çalışma Grubumuz geçtiğimiz hafta ilk toplantısını yaptı. Bu ilk toplantıda hedefimiz birbirimizi tanımak ve grubun çalışma ilkelerini belirlemekti.

Son derece keyifli geçen toplantıda, aramızda yazı çalışmaları olanlar, öyküler yazanlar, öykülerini yayımlamış olanlar, kitap projelerini hayat geçirmek isteyenler ve ilgi duyup yazmaktan çekinenler vardı.

Ortak paydamız ise yazma isteğimiz ve herkesin birbirini yüreklendiren tavrı, birbirinin emeğine saygısıydı.

Şimdi ekip 20 Kasım’a kadar, bir sonraki toplantıda değerlendirilmesini istediği yazılarını yazıyor. 27 Kasım‘da yeniden toplanıyoruz.

Bu bir yazı çalışma atölyesiYazma disiplini ediniyoruz, ilk okurlarımızla karşılaşıyoruz, başkalarının yazılarını değerlendirirken kendi yazdıklarımızla yüzleşiyoruz. Grup çalışması sırasında yapacağımız farklı alıştırmalar ile boş kağıtların dolduğunu görüyoruz.

Aramıza katılabilirsiniz. Ancak bunun için sizinle de çalışma grubu ilkelerimizi paylaşmalıyız.

Bize yazın, telefon numaranızı bırakın ya da bizi arayın. Bir sonraki çalışmada aramızda yerinizi alın!

Bilgi ve kayıt için;

bilgi@yaziciziceki.com

0232 421 61 66

Yazı Çalışma Grubu Başlıyor!

Yazı Çalışma Grubu bu akşam ilk buluşmasını gerçekleştirecek.

Bu çalışma ile hayatımızda yazı disiplinini oluşturmayı, birbirimizin yazdıklarından beslenmeyi ve yazan kişileri bir araya getirmeyi hedefliyoruz.

Sezon boyu ayda bir toplanıp herkesin yazıp herkesin yazılanları okuyacağı ve üstüne tartışacağı keyifli bir çalışma gerçekleştireceğiz.

Bu akşam tanışma toplantısında çalışma detaylarıyla ilgili bilgi paylaşacağız.

 

Yazmanın İyileştirici Gücü

yazmanin-iyilestirici-gucu

Yazmak üstüne bir şeyler okuyorsanız kelimelerin sihrini anlamaya başlamışsınız demektir. Kelimeler sihirlidir. Düşünceleriniz arasında sıyrılıp kaleminiz aracılığıyla kağıda dökülürler. Düşünmek gibi değildir yazmak. Düşüncelerin somutlaşıp kağıda dökülmesidir. Bazen onu yazana kadar öyle düşündüğünü hissetmez insan…

Yazmak iyileştirir. Yazmak bilinçaltına inip oradan bir şeyleri bulup çıkarmaktır. Bu bazen son derece yorucu ve yıpratıcı olabilir. Ancak kendini tanımak ve kendin olabilmek için kendinle yüzleşmen gerekir.

Bırakın kalem sizi bir yerlere götürsün, karmakarışık düşüncelerinizi hizaya soksun. İçinizde olup bilmediklerinizi anlatsın size.

Kendinin farkında olmak kendin olabilmek için ilk adımdır; sorunun farkına varmak o sorunu çözmek için…

Bu sebeple günlüklerde, bloglarda, öykülerde, romanlarda, anlatılarda kelimelere dökülmüş her düşünceyi önemsiyoruz. Çünkü yazmanın iyileştirici gücüne inanıyoruz.

Kısa Yazmak Zordur

kisa_yazmak_zordur

“Kusura bakmayın kısa yazacak kadar vaktim yoktu, ben de uzun yazdım.” diye ünlü bir söz var, bilirsiniz. Bu söz kimi zaman Goethe, kimi zaman Mark Twain, kimi zaman Pascal ile anılır. Asıl sahibini bilmesek de hafızalarımıza kazınmış, kısa yazmanın, kısa yazarak istediğin şeyi anlatmanın değerini en güzel şekilde hissettirmiştir bize.

Şiir edebiyatın doruk noktası ise öykü onu izler. Roman uzun olduğu için kötü veya değersiz değildir hiçbir zaman. O, anlatmak istediğini daha çok karakteri hikayeye katarak bize anlatır. Sözcük tasarrufu esastır. Güzel söz söylemek, başkasının görmediği gözden görebilmek, betimlemeler yapmak ondan aldığımız hazzı arttırır. Herkesin başından geçebilecek bir hikayeyi bir sanat eserine dönüştürür.

Kısa yazmak hayatımızın diğer alanlarında da önemini koruyor. Sürekli bir bilgi akışına tutulduğumuz, kaliteli bilgiye ulaşmak için bilinçli yaklaşmazsak bombardıman içinde paramparça olacağımız bir dünyada yaşıyoruz.

Facebook sayfalarında en çok fotoğrafları beğeniyoruz. Uzun uzun düşüncemizi anlatsak profil fotoğrafı değişikliği kadar fayda etmiyor çoğu zaman. Twitter önemli; ah bir de şu 140 karakter sınırı olmasa. Koyduğumuz ++’lardan yorulduk. Instagram fotoğrafları çok şeker, bir de altına şu dünyaları yazmasalar!

Herkesin vaktinin bu kadar az olduğu zamanımızda bütün bu bilgi kirliliğin arasında fark yaratmak zordur, asla imkansız değil!

Anlatmak istediklerini kağıda dök, gereksizleri ayıkla, tekrar tekrar söylediklerini temizle! Kısa yazmak zordur, kelimelerle oynamak harika!