Yazma Halleri: Ekmek Yapma Günü

Yazı: Hanife Dündar

Fotoğraf: Marta Dzedyshko

Ne oluyor evde bu aralar hiç anlamıyorum. Hanife garip bir telaş içinde. İki günde bir ekmek yapıp atıyor içime, beni iyice kızdırıp. Neredeyse her gün yaptığı poğaçalara ne demeli. Güveç yaptı geçen gün, inanamadım. Aynı günde bir tepsi börekle birlikte üstelik. Hayır, tanımasam, bilmesem ne üşengeç ne beceriksiz olduğunu mutfakta, hiç şaşırmayacağım. Ama Hanife canım, hiç işi olmaz benimle. Ha! Bir de Zeynep var tabii. Kendi evine taşınalı beri sadece yemek yemeğe gelirdi bizim eve. Şimdilerde ise kekler, tartlar, pastalar pişiriyor benimle. Hatta daha işin bitmedi mi diye sıra çekişmesi yapıyorlar annesiyle. Açık bir mutfaktayım ben, biraz sağa çevirsem bakışlarımı salonu olduğu gibi görürüm. Baba evde ne zamandır. Salt akşamları değil tabii canım, gündüz vakti, her gün yahu! Uzanıyor koltukta, televizyon izliyor. Hasta da değil üstelik. Altmış beş yaş üstü gibi laflar dönüyor aralarında; ne ola ki acep? Yeni tür bir hastalık değildir inşallah. Arada mutfak kısmına geçip yardım ediyor. Hatta hiç yapmazdı bugüne kadar kahvaltıyı baba hazırlıyor artık. Yok artık, diyorsunuz değil mi, vallahi ben de öyle. Evet, sevgili kuzenlerim bu evde ters giden bir şeyler var ve bu beni çok huzursuz ediyor. Birazdan Hanife gelir, bugün ekmek yapma günü. Bizi böyle pencereden pencereye konuşurken görmesin.

Editörün notu: Evlere kapandığımız günlerde “Yazmak iyi gelir” dedik ve bir araya gelip yazdık, küçük oyunlar oynadık. Kâh güldük kâh hüzünlendik, ama yazının oyun alanında çok keyfili vakit geçirdik. Bu metin evimizle çokça haşır neşir olduğumuz bu zamanlarda acaba evimizdeki eşyalar dile gelse bugünler hakkında ne derlerdi diye sorduğumuzda ortaya çıktı. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir