Ferhat Uludere ile “Bir Öykü Yazmak” İzmir’de…

Aralık atölyesinde Ferhat Uludere ile birlikteyiz.

Ferhat Uludere ile Bir Öykü Yazmak atölyesinde edebiyatın engin coğrafyasında dolaşıp öykü yazmanın temellerini tartışırken hikâyelerinizi ortaya çıkaracaksınız. Öykü yazanlar, öykülerini gözden geçirmek isteyenler, hikâyelerini öyküleştirmeyi düşünenler, yazmak yerine daha iyi bir okur olmak isteyenler için…

“Aristoteles’ten Borges’e Bir Öykü Yazmak” adlı çalışma, 9-10 Aralık’ta gerçekleşecek ve sekiz saatlik bir zaman dilimine yayılacak. İki günde dörder saatlik çalışmalarla ilerleyecek…

“Aristoteles’ten Borges’e Bir Öykü Yazmak” edebiyatın sonsuz coğrafyasında usta yazarların ve en az onlar kadar usta roman ve öykü kahramanlarının ışığında ilerleyen bir yazma macerası…

Bu yolculuk boyunca Aristoteles’ten Borges’e, Don Quijote’den Duras’a kadar birçok yol arkadaşı katılımcıların elinden tutacak, onlara yol gösterecek, bazen de kızacak. Katılımcılar hem okuyacak hem yazacak; birbirlerinden beslenecek, yazdıklarının farkına varacak…

İyi bir öykü yazmanın temellerinin anlatılacağı atölye boyunca Aristoteles’in Poetika adlı eseriyle başlanıp çeşitli okuma ve yazma çalışmaları yapılacak… Yazma alıştırmalarının yanı sıra bir hikâye yazmak için izlenecek yolda ustaların ışığında ilerlenecek…

“Aristoteles’ten Borges’e Bir Öykü Yazmak” aynı zamanda iyi bir okur olma yolunda atılmış bir adım olacak. Metinlerin şifreleri çözülerek yazarların sırlarına vakıf olunacak.

Tarih: 9-10 Aralık 2017

Saat: 10.00-14.00

Adres: Piyano Butik Ofis 1481 Sokak (Kilise Sokağı – Alsancak İskele karşısındaki sokak) No:9 Alsancak-İzmir

Bilgi ve kayıt için…

0 232 421 61 66

bilgi@yaziciziceki.com

http://yaziciziceki.com/

Ferhat Uludere Hakkında:

1977 yılında Lüleburgaz’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz’da tamamladı. Yazı yazmaya “Rock Reaction” adlı fanzinle birlikte başladı; çeşitli fanzinlerde yazdı. 1998 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’ne girdi.

Beyoğlu Gazetesi’yle birlikte gazeteciliğe başladı. Konservatuvar yıllarından bu yana Don Quijote üzerine çalışmalar yapan Ferhat Uludere’nin; Sayıklamalar (2002), İslenmiş Aşka Mektuplar (2005), 1001 Fıçı Bira (2006), Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba (2010), Don Quijote’nin Üçüncü Cildi (2014) adlı kitapları yayımlandı.

Birçok yayın organında sinema, edebiyat, müzik, tiyatro ve Beşiktaş üzerine eleştiriler yazan yazar, çeşitli televizyon programlarında editörlük, metin ve senaryo yazarlığı yaptı. Ferhat Uludere Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde verdiği derslerin yanı sıra Yaratıcı-Yazarlık Bölümü Bölüm Başkanlığı’nı sürdürürken öykü ve roman çalışmalarına devam ediyor.

Yazı Çalışma Grubu İlk Toplantı Sonrası…

Yazı Çalışma Grubumuz geçtiğimiz hafta ilk toplantısını yaptı. Bu ilk toplantıda hedefimiz birbirimizi tanımak ve grubun çalışma ilkelerini belirlemekti.

Son derece keyifli geçen toplantıda, aramızda yazı çalışmaları olanlar, öyküler yazanlar, öykülerini yayımlamış olanlar, kitap projelerini hayat geçirmek isteyenler ve ilgi duyup yazmaktan çekinenler vardı.

Ortak paydamız ise yazma isteğimiz ve herkesin birbirini yüreklendiren tavrı, birbirinin emeğine saygısıydı.

Şimdi ekip 20 Kasım’a kadar, bir sonraki toplantıda değerlendirilmesini istediği yazılarını yazıyor. 27 Kasım‘da yeniden toplanıyoruz.

Bu bir yazı çalışma atölyesiYazma disiplini ediniyoruz, ilk okurlarımızla karşılaşıyoruz, başkalarının yazılarını değerlendirirken kendi yazdıklarımızla yüzleşiyoruz. Grup çalışması sırasında yapacağımız farklı alıştırmalar ile boş kağıtların dolduğunu görüyoruz.

Aramıza katılabilirsiniz. Ancak bunun için sizinle de çalışma grubu ilkelerimizi paylaşmalıyız.

Bize yazın, telefon numaranızı bırakın ya da bizi arayın. Bir sonraki çalışmada aramızda yerinizi alın!

Bilgi ve kayıt için;

bilgi@yaziciziceki.com

0232 421 61 66

Behice Özden ile Senaryoya Giriş Atölyesi – İzmir

İzlediği TV dizilerine sık sık müdahale edenlerden misiniz? Sinema salonundan çıkar çıkmaz, farkında bile olmadan, içinizden “ben bunu daha farklı yazardım” diyenlerden misiniz? Ekranın karşısında değil, içine girip tüm kurguyu sanki sizin hayatınızmış gibi yaşayanlardan, çok daha önemlisi “anlatmam lazım” diyebileceğiniz hikayesi olanlardan mısınız? O halde buyurun senaryo yazmanın inceliklerini, senaryo yazmanın müthiş egosunu, elinizdeki karakterlerle bambaşka bir dünya yaratmanın keyfini birlikte deneyimleyelim. Senaryoya Giriş Atölyesi kayıtlarımız başladı.

Müjdat Gezen Sanat Merkezi eğitmenlerinden Behice Özden ile 17-18, 25 Kasım tarihlerinde İzmir‘de uzun uzun senaryo yazımının aşamalarını konuşacağız.

Ana hikâyeden, ana karakterlere, senaryo çatısından sinopsise, yan hikâyelerden tretmana, senaryo yazımının incelikleriyle tanışacağız.

17-18 Kasım 2017’de 8’er saatlik iki tam günlük çalışmanın ardından, bir hafta sonra 25 Kasım’da 4 saatlik bir çalışma için yeniden bir araya geleceğiz. Toplam 20 saatlik çalışmanın ardından, Haziran 2018 sonuna kadar eğitmenimiz senaryosunu sonlandırmak isteyenlere danışmanlık verecek.

Evet, bu sayede hayalinizdeki senaryoyu bu sezon sonunda hayata geçirmiş olacaksınız.

Senaristlik, bir dünya yaratma halidir!

Detaylı bilgi ve kayıt için: bilgi@yaziciziceki.com / 0232 421 61 66

BEHİCE ÖZDEN HAKKINDA

1979 yılında Yalova’da dünyaya geldi. Gazetecilik hayatına yerel gazeteler ile Cumhuriyet Gazetesi’nde başladı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’nü bitirdi. Sinegraf’ın yapımcılığında Hayat Bağları isimli dizinin senaryo ekibinde çalıştı. Bireysel senaryo çalışmalarının yanı sıra Sevin Okyay, Sami Güçlü gibi isimlerle birçok projeye imza attı. İstanbul.com Kültür Sanat Editörlüğü ve İn İstanbul Dergisi’nin Yayın Editörlüğü görevlerini üstlendi. Halen Yazı Evi Dergi’nin editörü olan Özden’in Yeşim Cimcoz Yazı Evi ile Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Dergicilik ve Senaryo üzerine dersler vermekte.

Kitap Editörlüğü:
Seyr-i İstanbul fotoğraf kitabının Yayın Editörlüğü
Past Present – Dün Bugün İstanbul fotoğraf kitabının Editörlüğü
Aktrist Sezer Sezin’in biyografisi (Halen yazılıyor.)

 

Hayaller Gerçek Oluyor!

Beril Erbil

Bundan altı ay önce Kitap ile Sohbetleri çoğaltmak için yola çıktığımızda büyük bir heyecan vardı içimizde. Çalışmalarımız sürdü, çalıştıkça hayallerimiz büyüdü. Ve hayallerimizin ilk adımını 5 Ekim 2017 tarihinde, Alsancak’taki Yakın Kitabevi’nde bir sabah buluşmasıyla attık. Ne güzel bir topluluktuk. Herkesin yüzündeki aydınlık, gülüşüne yansımıştı. Daha ilk günün sonuna gelmemiştik ki, harika bir ekip olacağımızı anlamıştım, olduk da!

İlk kitabımız Aslı Perker’in Sufle adlı romanı idi. Aramızda kitabı daha önce okuyanlar olduğu gibi, hiç adını duymamış olanlarımız da vardı. Biz Aslı Perker’i ve onun diğer romanlarını konuşmaya başladık önce. Yazarın yaşamını, söyleşilerinden bize yansıyanları tartışırken diğer kitaplarından yola çıkarak ‘meselelerini’ anlamaya çalıştık.

Sıra Sufle’ye geldiğinde artık Aslı Perker’i daha iyi tanıyorduk. Başladık konuşmaya… New York, Paris ve İstanbul üçgeninden hayatlarımıza uzanan roman, mutfağın sihirli dokunuşuyla birlikte karakterlerin yaşamlarını yaşamlarımıza ortak etti. Konuşa konuşa bitiremedik desek yeridir.

Kitabın etrafında sohbetimizi sürdürürken kendi hayatlarımızı düşünüyorduk, romanın kahramanlarının hayatlarını deşiyor, bağlantılar kuruyorduk. Aklımıza takılan, gerçekçi bulmadığımız yerler oluyordu, birbirimizden besleniyorduk. Bir karakterin Paris’te değil de İstanbul’da yaşasa nasıl olacağını sorguluyorduk. Paris’in bilmediğimiz sokaklarında geziyor, bu büyülü ortamın bizi götürdüğü edebiyatçılara selam veriyorduk.

Üç hafta geçtiğinde kimse bir roman üstüne bu kadar konuşabileceğimizi düşünmemişti. Kimimiz önceden okuyup gelmiştik, kimimiz üç hafta boyunca okudu kitabı. Hepimiz de farklı tatlar almıştık deneyimlerimizden.

Üçüncü haftanın sonunda katılan dostlardan duyduklarımı paylaşmasam olmaz.

“Kitabı asla çizmezdim. Artık çiziyorum ve daha çok dikkat ediyorum.”

“Çizdiğiniz yeri okurken çizmemişim, ama ne kadar derin bir duygu varmış o bölümde.”

“Daha önce okumuştum, ancak hiç hatırlamıyordum. Artık kitap benim için bir anlam kazandı, karakterler canlandı.”

“Okuduklarımı unuturdum, ancak artık unutacağımı hiç sanmıyorum.”

“Bir kitap hakkında üç hafta ne konuşacağımızı düşünmüştüm, çok şey konuşuluyormuş.”

“Hiç şiir okumazdım, ilk haftadan beri şiire daha fazla dikkat etmeye başladım. Artık şiir okuyorum.”

Birbirimizi zenginleştirirken kiminin hiç dikkat etmediği şeyin başkası için ne kadar önemli olabileceğini gördük. Birbirimizi sosyal ve kültürel faaliyetlerden haberdar ettik, yeni deneyimlerimizi paylaştık. Kitap tavsiyeleri verdik. Şiirini kapıp gelenler oldu; mutlandım. Arkadaşını kapıp gelenler oldu; umutlandım. Paylaştık ve çoğaldık.

Güzel haberi üçüncü haftanın sonunda verdim birinci ekibe. Dördüncü haftada akşam buluşmaları başlıyor diye…

Ve biz 26 Ekim 2017 tarihinde Yazı Çizi Çeki Atölyesi olarak Kitap ile Sohbet İzmir’in ilk akşam buluşmasını İpeksi Tatlar Tat Atölyesi’nde gerçekleştirdik. İkinci ekiple de çok güzel bir enerji yakaladık. Farklı deneyimlerden geliyorduk, birbirimizi besliyorduk. Bu sefer ikinci kitabımıza geçmiştik. Sevgi Soysal’ın Tante Rosa’sına… Üstelik sevgili Yasemin Sungur da aramızdaydı bu kez. Tüm ekiplerle tanışmaya, büyük bir ailenin birlikteliğini hissetmeye ve hissettirmeye gelmişti.

Evet, Kitap ile Sohbet İzmir başladı ve ilk ayını tamamladı. Yazı Çizi Çeki Atölyesi’nin kıymetli adımlarından biri oldu. Bugün buradan bakınca heyecanımın ve hayallerimin güzelliğini görüyorum. Kurduğumuz hayalin daha çok başında olsak da biliyorum ki her geçen gün daha çok paylaşacağız, daha çok çoğalacağız.