Hikayelerini Keşfet İstanbul’da

“Hikayelerini Keşfet” Beril Erbil liderliğinde İstanbul’da yazmayı sevenler, yazmak isteyenler ve yazıya başlamak isteyenlerle buluşuyor. Temmuz’da Özgür Hayaller Platformu‘nda geliştirici, dönüştürücü ve cesaretlendirici bir yolculuğa çıkmak için yerinizi ayırtmayı unutmayın!

“Hikâyelerini Keşfet!” üç bölümden oluşan, dünyayla kurduğumuz bağı fark etmemizi sağlayan, hikâyelerimizi ortaya çıkaran ve farklı bakış biçimlerini deneyimleten bir potansiyeli ortaya çıkarma atölyesidir. Yazmaya hazırlayıcı bu atölye ile yazma kaygısını, korkusunu ve yazmaya başlama konusundaki sıkıntıları yenebilirsiniz.

Bu atölye, anlatım, uygulamalar ve yazı alıştırmaları üzerinden ilerler. Üç modül olarak tasarlanmıştır.

1- Fark Ediş

2- Anlatış

3- Yaratıcı Bakış

Hepimizin hayatında çocukluğumuza ve daha yakın geçmişimize ait hikâyeler vardır. Bu hikâyeleri bazen bize anlatıldıkları şekilde hatırlarız, bazen unutup gideriz. Günlük hayatımızda pek çok yere gider, pek çok olay yaşarız. Kimilerimiz çevremizdeki detayları fark ederken kimimiz onların farkına varmadan ya da onları önemsemeden yürüyüp gider. Bir kitap okuruz ve yazarın günlük hayatın basit detaylarını nasıl da güzel ifade ettiğini düşünürüz. Her şey tam yaşadığımız gibidir, ama bizim aklımıza onu öyle anlatmak gelmemiştir. Oysa gördüğümüz, okuduğumuz, yaşadığımız her şey bilinçaltımızda kayıtlıdır.

Bu çalışmada bol bol yazacağız. Yazarken kendi iç dünyamızı keşfedeceğiz. Yaşadıklarımız ve gördüklerimiz hakkında daha önce düşünmediklerimizin farkına varacağız. Yazarak kendimizi ifade etme becerimizi geliştireceğiz. Yazabildiğimizi göreceğiz, yazma becerimizi daha ileriye taşımak istersek yaratıcı yazarlık ve öykü atölyeleri öncesinde üzerinde oynayabileceğimiz birçok malzeme biriktireceğiz.

  1. Modül: Fark Ediş 12 Temmuz 2018 – 10.00-18.00
  2. Modül: Anlatış 19 Temmuz 2018 – 10.00-18.00
  3. Modül: Yaratıcı Bakış 26 Temmuz 2018 – 10.00-18.00

Kitap ile Sohbet İzmir İlk Sezonunu Tamamladı

Daha dün gibi Kitap ile Sohbet İzmir’in planlarını yapmamız, kitaplarını seçmemiz… Kitapdaşlarımız kimler olacak, nasıl bir ekip ortaya çıkacak, neler yaşayacağız, nasıl hissedeceğiz… soruları ile dolu heyecanlı günlerimiz dün gibi… Evet, 5 Ekim 2017’de başladığımız Kitap ile Sohbet İzmir etkinliğimiz geçtiğimiz hafta ilk sezonunu tamamladı. Tam 33 buluşma yaptık. Bu 33 buluşmada neler yapmadık ki…

Her hafta perşembe günleri bir araya geldik. Çayımızı yudumlayıp tarihi fırından aldığımız çıtır çıtır gevreğimizi yerken biraz muhabbet ettik, saatlerimiz 11.00’i gösterdiğinde ise tüm dikkatimizi açılış şiirimize verdik. Her Kitap ile Sohbet’e bir şiirle başladık ve her birini bir şiirle kapattık. Şiir okumayı sevmeyen dostlar vardı aramızda ya da çok ilgi duymayan… Her hafta yeni bir şair, başka bir şiir derken çok kısa bir zamanda kitapdaşlarımızdan şiirler gelmeye başladı masamıza. Artık şiire karşı herkes artık daha duyarlıydı, daha çok okumak, daha çok anlamak istiyordu. En önemlisi şiirden keyif almaya başlamıştı herkes.

Bu sene sohbetimize tam 16 kitabı konuk ettik. Hangileri miydi o kitaplar?

  • Sufle – Aslı Perker
  • Tante Rosa – Sevgi Soysal
  • Sur ve Gölge – Mehmet Zaman Saçlıoğlu
  • Dönüşüm – Franz Kafka
  • Ay Hırsızı – Sunay Akın
  • Kariyerim Gelecek – Yasemin Sungur
  • Cehenneme Övgü – Gündüz Vassaf
  • Lizbon’a Gece Treni – Pascal Mercier
  • Aylak Adam – Yusuf Atılgan
  • Sırça Fanus – Sylvia Plath
  • Ermiş – Halil Cibran
  • Yüzbaşının Kızı – Aleksandr s. Puşkin
  • Tatlı Rüyalar – Alper Canıgüz
  • Martı Jonathan Livingstone – Richard Bach
  • Son 11 – Ferhat Uludere
  • Fosforlu Cevriye – Suat Derviş

Bu kitapları okurken Kariyerim Gelecek ve Son 11’i yazarlarıyla birlikte konuşma ve tartışma fırsatı yakaladık. Kitap ile Sohbet fikrinin ve etkinliğinin yaratıcısı Yasemin Sungur ve Son 11’in yazarı Ferhat Uludere’yi ağırladık.

Edebiyatımızın genç yazarları listemizde olduğu gibi yakın dönemden yazarlarımızı da okuma ve o dönemleri tartışma imkânı bulduk. Farklı dünya edebiyatlarını tanıdık. Dünya tarihine dair sohbetler ettik.

Yazarların hayat hikâyeleri, eserlerini verdikleri dönem, diğer eserleri ve okuduğumuz eserde vermek istedikleri üzerine tartıştık. Bazen okurken beğenilmeyen kitapların bu bağlamda incelendiğinde aslında farklı yorumlanabileceğini gördük. Bazı kitapları okuma serüveninde herkesin aynı yerlerde zorlanması ve birlikte o engellerin aşıldığının görülmesi de ayrı keyifliydi.

Birbirimizden de çok şey öğrendik. Sohbet lideri olarak her hafta ayrı bir hazırlıkla kitapdaşlarımın karşısına çıkmama rağmen farklı bakış açılarını görmek, yeni çağrışımlarla başka konulara dönmek, herkesin açıklık ve mütevazılıkla ortaya koyduğu bilgi ve deneyimlerle zenginleşmek de harikaydı.

Bibliyoterapi ise işin vazgeçilmez ve en samimi kısımlarından biriydi. Kitap satırlarındaki hikâyeleri aldık, kendi hayatlarımızla yoğurduk, bazen kendimize zor sorular sorduk, bir baktık kahkahalarla gülüyoruz, bir baktık gözlerimiz dolmuş, birbirimizin hüznüne ortak oluyoruz.

Biz çok güzel bir sezon geçirdik, çok iyi bir ekip olduk. Şimdi yeni kitap listemizi de hazırlamışken heyecanla yeni sezonu bekliyoruz. Tüm dostlarıma harika bir yaz tatili diliyorum. Tatil ödevimiz Oblomov ve Bir Gün Tek Başına… Böylece uzun metinleri de rutinimiz içinde tartışabileceğiz.

Yeni sezonda her Perşembe 11.00-13.00 arasında Alsancak’ta Yakın Kitabevi’nde, 15.00-17.00 arasında Bornova’da Yazı Çizi Çeki Atölyesi’nde buluşacağız.

Hangi kitapları mı okuyacağız?

  • Paramparça, Melike İlgün, Alfa Yayınları
  • Hakkâri’de Bir Mevsim, Ferit Edgü, Sel Yayıncılık
  • Bir Gün Tek Başına, Vedat Türkali, Ayrıntı Yayınları
  • Gölgesizler, Hasan Ali Toptaş, Everest Yayınları
  • Oblomov, Gonçarov, İş Bankası Kültür Yayınları
  • Doppler, Erlend Loe, YKY Yayınları
  • Nam-ı Diğer Grace, Margaret Atwood, Doğan Kitap
  • Gerçek Hayat, Oylum Yılmaz, İletişim Yayınları
  • Hüyükteki Nar Ağacı, Yaşar Kemal, YKY Yayınları
  • Açlık, Knut Hamsun, Varlık Yayınları
  • Dokunmadan, Nermin Yıldırım, Hep Kitap
  • Merhamet, Stefan Zweig, Yordam Kitap
  • Durmadan Leyla, Aslı Tohumcu, İletişim Yayınları
  • Beni Asla Bırakma, Kazuo Ishiguro, YKY Yayınları
  • Merhume, Murat Uyurkulak, April Yayıncılık
  • Murtaza, Orhan Kemal, Everest Yayınları

Aramıza katılmak isterseniz bize ulaşın! 0232 421 61 66 – bilgi@yaziciziceki.com

Yazar ile Sohbet: İzmir’de Ferhat Uludere’yi Ağırladık

Beril Erbil

Kitap ile Sohbet İzmir’de ilk sezonunun sonuna yaklaşırken entelektüel birikiminden her gün çok şey öğrendiğim, edebiyatını ve kalemini beğeniyle izlediğim Ferhat Uludere’yi İzmir’de Yazar ile Sohbet’te konuk etmenin mutluluğunu yaşadık. Doğan Kitap’tan çıkan son romanı “Son 11” sohbetimizin merkezindeydi. Kasaba insanları, kasaba yaşantısı, doksanlar, futbol ve siyaset ilişkisi, naif insan manzaraları, baba-oğul ilişkileri derken iki saatin nasıl geçtiğini anlamadan sıcacık bir sohbet gerçekleştirdik. Gelin sohbetimizden satırbaşlarına bakalım.

Son 11 Ferhat Uludere’nin altıncı kitabı. Ferhat Uludere bu romanında küme düşmüş bir futbol takımından yola çıkarak bir Trakya kasabasının hikâyesini anlatıyor. Futbol deyince sakın duraksamayın. Çünkü bu romana bir futbol romanı demek büyük haksızlık olur.

Kasaba Yaşantısı ve Kasaba İnsanı

Ferhat Uludere Lüleburgazlı ve bu coğrafyadan beslenen hikâyeler yazmayı seviyor. İki öykü kitabından sonra yayımladığı ilk romanında bir Trakya kasabasını anlatarak kurmaya başladığı anlatı evreni ve yerel dil ‘Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba’ ve son olarak da ‘Son 11’’de iyice güçleniyor.

20’li yaşlarında yaşadığı kasabadan İstanbul’a gelerek iki yaşantıyı da deneyimlemiş yazarımız kasaba insanının sıkıntısını ve sıkışmışlığını satırlarında bize aktarırken bu insanların insanlık halleri ve trajedileri ile okuru hüzünlendirirken naiflikleri ve hayata bakış açılarıyla okuru gülümsetiyor. Evet, kitap boyunca derin bir hüzün duyuyorsunuz, bir yandan da hiç beklemediğiniz anlarda gülümsemekten kendinizi alamıyorsunuz. Trajedi ve komedi bir arada. Hayat da biraz böyle değil mi?

Kaybedenlerin Hikâyesi

Ferhat Uludere hikâyenin tamamını Lüleburgaz’ın birtakım değerleri üzerine kurmuş. Karakterlerin isimleri gerçek hayattan alınmış ancak yaşadıkları dönemler, yaşadıkları ve bu kişilerin romandaki kişilikleri gerçek hayattakilerden farklı. Bu değerler tamamen bir kurmaca içinde yoğurulmuş.

Yazarken en keyif aldığı karakteri soruyoruz. Hepsini sevmesine rağmen en renkli karakter olan Tazı Vedat’ı söylüyor ilk önce, Börekçi Mustafa ve diğerlerini saymaya devam ediyor.

Tazı Vedat İzmir ekibinin genellikle en sevdiği karakter bu arada. Vedat kaybetmiş bir futbolcu. Ferhat Uludere hayatla bir türlü barışamamış insanlar üzerinden yapılan kaybedenler mitolojisi yerine gerçekten kaybedenlerin hikâyesini yazmak istediğini söylüyor.

Seksenler – Doksanlar

Kitapdaşlarımızdan Sema Demirsoy “Kaybolan değerlere sahip çıkmak adına böyle bir kitap yazılmış gibi.” diyor. Hakikaten bu günlerden o günlere baktığımızda o günleri daha naif, daha insancıl, daha saf günler olarak anımsıyoruz.

Tabii ki roman sadece bu naiflik üzerinden ilerlemiyor. Bugünlere gelmemizde o dönemlerde yaşananların etkilerini de çok çarpıcı bir biçimde gözler önüne seriyor. Hatta tüm kitapdaşlarımız bu konuda bir aydınlanma yaşadıklarını dile getiriyorlar.

Futbol

Futbol kitabın önemli konularından biri… Tabii doksanlardan bu yana futbol da hayatımız gibi değişti. Bugün izlediğimiz futbola baktığımızda endüstriyel bir futbol görüyoruz. Ekranlarda ne küçük takımın dokunup hissedebildiğimiz futbolcusu var ne de kazanmak veya kaybetmekten ziyade oynamanın önemli olduğu futbol. “Artık her şey başarıya odaklı. Kaybedenin hikâyesini hep bir kazanan öyküsü üzerinden anlatıyoruz. Doksanlarda kazanan önemli değildi. Kaybedenin hikâyesini anlatmak istiyordum.”

Kitapdaşlarımızdan futbolu içeren bölümlerle ilgili yorumlar geliyor.

Cahide Tüzün; “Ben bir de amigonun yaklaşımından çok etkilendim. İnsanlar için futbolun, stada gelmenin, küfretmenin önemi çok iyi anlatılmış. Ne yapacağını bilmiyor, ama küfretmesi lazım. Çok güzel ifade edilmiş gerçekten.”

Nil Kubalı; “Futbolcuların da insan olabilecekleri aklıma geldi.”

Sema Demirsoy; “Futbol ile ilgili olmasını çok sevdim. Bizim kuşakta futboldan uzakta yetiştim. Yeni yeni futbola yakınlaştığımı hissediyorum.”

Aygül Kaplanseren; “Futbolu hep geçmişten gelen bir arena kültürü olarak aldık. Bu kitaba başlamadan önce toplum üzerinden birtakım eleştiriler bekliyordum, ama burada biraz insan ve birey anlamında ele almışsınız. Kitabı bitirdikten sonra alt kümede veya birinci kümelerde oynayan futbolcuların yaşam tarzları nasıl olur acaba diye düşünmeye başladım, bunlara dönük daha farklı bir bakış açısı sunacağını düşünüyorum. Farklı bir kapı açtı.”

Futbol gibi Edebiyat da Bir Oyun

Ferhat Uludere edebiyatı da bir oyun alanı olarak görüyor. Üçüncü romanı ‘Don Quijote’nin Üçüncü Cildi’’nde oyun konusunda zirve yaptığını da ekliyor. “Kitapta Don Quijote, Oblomov, Zahar, Sanco Panza, Coşkun Ermiş gibi birçok edebi karakter oturup bir handa Godot’yu bekliyorlar ve bunlar üzerine şekilleniyor hikâye… O karakterler nasıl bir araya gelir diye eğlenirken böyle deneysel bir roman çıktı ortaya.”

‘Son 11’’de de hikâye zamanını parçalama ve bölme üzerine çalışmış Ferhat Uludere. Hikâyenin gerçek zamanı 10-15 dakika ve o anda aslında hiçbir şey olmuyor. Ancak roman bize yaklaşık 30 yıllık bir süreci anlatıyor.

Sohbet Sürüyor

Babaların çocuklarıyla ilişkilerinden de bahsediyoruz bol bol. Trakya yaşantısından ve inşa ettiği yerel dilden konuşuyoruz. Bu kadar erkeğin olduğu bir romandan arda kalan kadın hikâyelerini merak ediyoruz. Yazma ritüellerinden, Son 11’in yazım sürecine, diğer romanlarından etkilendiği yazarlara kadar sorularımızı sıralıyoruz.

Kitapdaşlardan

Nil Kubalı; “Müthiş detaylar vardı. En baştaki baba-oğul ilişkisini okurken, babasının bakışıyla ben kitabın içine giriverdim, onlardan biri oldum.”

Ayşegül Pulathan; “Tamamen erkek kurgu üzerine bir kitap. Efsun ve Ayla naif, hoş tasvirler. Erkeklerin hal ve hareketleri, birbirleriyle diyalogları, davranışları, maçtakilerin aslında küfrederken de ne kadar saf olabildikleri, çaresizlikleri… Erkek bakışını görmek kadın olarak iyi geldi. Erkeğin de zor durumda olabildiğini, derinde ince duyguları olduğunu çok güzel vermişsiniz.”

Selda Çokbilen; “Bir şeyi okurken hep kadın gözüyle baktığımız için empati kurmak çok kolay oluyor. İç dünyaları açısından bakmıyoruz erkeklere, bilmiyoruz da.”

Cahide Tüzün; “Özellikle esnaf tasvirlerinde gözümün önünde canlandı karakterler. Çok başarılıydı gerçekten.”

Nilgün İleri; “Türkçesi, anlatım ve ifade harika… Beni çeken yer ve zamandan öte insanlık durumu. Beni ağlatan da insanlık durumu ve o anlatım. Sizin kitabınız eğer yarına kalacaksa o insanlık durumu o gün de insanları etkileyecek.  Sizi bu yönden çok başarılı buldum.”

‘Son 11’ Görme Engelliler için Okunacak

Biz İzmir ekibi olarak sevgili Ferhat Uludere’yi ağırlamaktan çok mutlu olduk. Onu yeni tanıyanlar mütevazı ve samimi bir yazarla tanışmaktan büyük keyif aldılar; yeni okuyanlar ise yeni bir yazar keşfetmekten…

İzmir ekibi olarak bir de güzel haberimiz var. Kitapdaşlarımızdan Sema Demirsoy Son 11’i görme engellilere okunması için ilgili kütüphaneye ulaştırmış. Okuru, dinleyeni bol, yolu açık olsun…

Behice Özden ile Senaryoya Giriş Atölyesi, İzmir

İzlediği TV dizilerine sık sık müdahale edenlerden misiniz? Sinema salonundan çıkar çıkmaz, farkında bile olmadan, içinizden “ben bunu daha farklı yazardım” diyenlerden misiniz? Ekranın karşısında değil, içine girip tüm kurguyu sanki sizin hayatınızmış gibi yaşayanlardan, çok daha önemlisi “anlatmam lazım” diyebileceğiniz hikayesi olanlardan mısınız?

O halde buyurun senaryo yazmanın inceliklerini, senaryo yazmanın müthiş egosunu, elinizdeki karakterlerle bambaşka bir dünya yaratmanın keyfini deneyimleyin.

Ana hikâyeden, ana karakterlere, senaryo çatısından sinopsise, yan hikâyelerden tretmana, senaryo yazımının incelikleriyle tanışın.

Üstelik temelleri öğrenirken pratiklerle birlikte program sonunda senaryonuzu tamamlayın.

Senaryoya Giriş Atölyesi kayıtlarımız başladı.

Hafta içi ekibi atölye tarihleri:

15-16 Mart 2018 (Perşembe/Cuma) + 30 Mart 2018 (Cuma) + 13 Nisan 2018 (Cuma)

Saat: 14.00-18.00

Hafta sonu ekibi atölye tarihleri:

17-18 Mart 2018 (Cumartesi/Pazar) + 31 Mart 2018 (Cumartesi) + 14 Nisan 2018 (Cumartesi)

Saat: 13.00-17.00

Senaristlik, bir dünya yaratma halidir!

Detaylı bilgi ve kayıt için: bilgi@yaziciziceki.com / 0232 421 61 66

BEHİCE ÖZDEN HAKKINDA

1979 yılında Yalova’da dünyaya geldi. Gazetecilik hayatına yerel gazeteler ile Cumhuriyet Gazetesi’nde başladı. Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’nü bitirdi. Sinegraf’ın yapımcılığında Hayat Bağları isimli dizinin senaryo ekibinde çalıştı. Bireysel senaryo çalışmalarının yanı sıra Sevin Okyay, Sami Güçlü gibi isimlerle birçok projeye imza attı. İstanbul.com Kültür Sanat Editörlüğü ve İn İstanbul Dergisi’nin Yayın Editörlüğü görevlerini üstlendi. Halen Yazı Evi Dergi’nin editörü olan Özden’in Yeşim Cimcoz Yazı Evi ile Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde Dergicilik ve Senaryo üzerine dersler vermekte.

Kitap Editörlüğü:
Seyr-i İstanbul fotoğraf kitabının Yayın Editörlüğü
Past Present – Dün Bugün İstanbul fotoğraf kitabının Editörlüğü
Aktrist Sezer Sezin’in biyografisi (Halen yazılıyor.)

Ferhat Uludere ile Öykü Atölyesi, İzmir

Öykü yazının en keyifli ve en iyileştirici alanıdır. Her türle temasta ancak hepsinden uzaktadır. Kendi dilini ve biçimini yaratır. Bazen tüm biçimlere temel olur bazen kendi kulesini inşa eder.

Öykü yazmak başlı başına bir yolculuktur ve hemen hemen tüm türlerin temelini oluşturur.

Bu çalışmada iyi bir öykünün nasıl olması gerektiğini kavrarken, öykülerinizi nasıl iyi yazacağınızı ve iyi bir öykü yazmanın temellerini keşfedeceksiniz; hikâyeleriniz ortaya çıkacak…

Bu iyileştirici uğraş ile birlikte öykünün büyülü dünyasında ilerlemekten keyif duyacaksınız.

Öykü yazıyorsanız, öykülerinizi gözden geçirmek istiyorsanız, hikâyelerinizi öyküleştirmeyi düşünüyorsanız, yazmak yerine daha iyi bir okur olmak istiyorsanız bu atölye tam size göre…

Tarih: 24-25 Mart 2018

Saat: 11.00-15.00

Adres: 116/5 Sokak No:18 B Blok D:3 Bornova / İZMİR (Randevu alınız.)

Bilgi ve kayıt için:

0 232 421 61 66

bilgi@yaziciziceki.com

Ferhat Uludere Hakkında:

1977 yılında Lüleburgaz’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz’da tamamladı. Yazı yazmaya “Rock Reaction” adlı fanzinle birlikte başladı; çeşitli fanzinlerde yazdı. 1998 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’ne girdi.

Beyoğlu Gazetesi’yle birlikte gazeteciliğe başladı. Konservatuvar yıllarından bu yana Don Quijote üzerine çalışmalar yapan Ferhat Uludere’nin; Sayıklamalar (2002), İslenmiş Aşka Mektuplar (2005), 1001 Fıçı Bira (2006), Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba (2010), Don Quijote’nin Üçüncü Cildi (2014) adlı kitapları yayımlandı.

Birçok yayın organında sinema, edebiyat, müzik, tiyatro ve Beşiktaş üzerine eleştiriler yazan yazar, çeşitli televizyon programlarında editörlük, metin ve senaryo yazarlığı yaptı. Ferhat Uludere Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde verdiği derslerin yanı sıra Yaratıcı-Yazarlık Bölümü Bölüm Başkanlığı’nı sürdürürken öykü ve roman çalışmalarına devam ediyor.

İş İnsanları için Yazılı İletişim Eğitimi, İzmir

Günlük ve iş yaşantımızda yazı, iletişimimizin vazgeçilmez parçası. Elektronik postalar yazıyoruz, teklifler gönderiyoruz, sosyal medyada keyifli anlarımızı paylaşıyoruz, bloglar yazıyoruz, arkadaşlarımıza yorumlar yapıyoruz, Whatsapp’ta yazışıyoruz.

Zaman zaman kimimiz yazmaktan kaçıyor, kimimiz yazarken fazlasıyla vakit kaybettiğini düşünüyor, kimimiz ise gereksiz yazışmaların ve e-postaların arasında kaybolduğu için isyan ediyor.

Tüm bu karmaşa ve ihtiyacın içinde yazdıklarınızın farkına varmak, düşündüklerinizi yazıya dökmek, amacına ulaşan yazılar yazmak ve bu alanda kendinizde bir fark yaratmak istiyorsanız bu çalışma tam size göre olacak.

Beril Erbil Hakkında…

1982 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2012 yılına kadar perakende sektöründe çalıştı. Kurumsal hayata veda etmesinin ardından 2013’te Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde Sosyal Bilimlerde İnsan Çalışmaları üzerine yüksek lisansa başladı. Bitirme projesini Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eserinde Yabancılaşma üzerine yaptı.

2015 yılında Yazı Çizi Çeki Atölyesi’ni hayata geçiren Beril Erbil, edebiyat atölyeleri düzenliyor, kurumsal eğitimler veriyor; editörlük, edebiyat ve öykü çalışmalarına devam ederken çeşitli dergi ve gazeteler için yazılar yazıp söyleşiler yapıyor.

Bilgi ve kayıt için: bilgi@yaziciziceki.com / 0232 421 61 66

Tarih: 03 Mart 2018 Cumartesi

Saat: 11.00 – 17.00

Adres: 116/5 Sokak No:18 B Blok D:3 Bornova-İZMİR (Randevu alınız.)

(Evka 3 Metro durağına yürüme mesafesi)

Atölye kontenjanı 15 kişi ile sınırlıdır.

Bir Hikâyenin Peşinden… Alice Harikalar Diyarında – İzmir

150 yılı aşkın süredir popülerliğini kaybetmemiş, hakkında yapılan tartışmalar hiç bitmemiş, yasaklanan kitaplar arasına girmiş bir klasik eser Alice Harikalar Diyarında…

Bu sunumda Lewis Carroll’un Alice Harikalar Diyarında adlı eserinden yola çıkarak Beyaz Tavşan’ın izinde tavşan deliğinden gireceğiz. Kitabın hikâyesiyle birlikte 1800lü yılların İngiltere’sinde dolaşıp, Carroll’u tanıyacağız. Kelime oyunlarından, deyişlere, bir çocuğun dünyasından yetişkinlere ve otoriteye bakacağız.
Kitabın bize işaret ettiği yolların fazlalığı karşısında heyecanımız artacak. Eserin farklı sanat dallarındaki etkilerini göreceğiz. Delilik ve zaman çevresinde bugünkü yaşantılarımızı düşünecek, hızla akan hayatımızın içinde küçük bir mola vereceğiz.

Atölye uygulamalar ve okumalarla ilerleyecek.

Beril Erbil Hakkında…

1982 yılında İzmir’de doğdu. Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun olduktan sonra 2012 yılına kadar perakende sektöründe çalıştı. Kurumsal hayata veda etmesinin ardından 2013’te Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde Sosyal Bilimlerde İnsan Çalışmaları üzerine yüksek lisansa başladı. Bitirme projesini Franz Kafka’nın Dönüşüm Adlı Eserinde Yabancılaşma üzerine yaptı.

2015 yılında Yazı Çizi Çeki Atölyesi’ni hayata geçiren Beril Erbil, edebiyat atölyeleri düzenliyor, kurumsal eğitimler veriyor; editörlük, edebiyat ve öykü çalışmalarına devam ederken çeşitli dergi ve gazeteler için yazılar yazıp söyleşiler yapıyor.

Bilgi ve kayıt için: bilgi@yaziciziceki.com / 0232 421 61 66

Tarih: 24 Şubat 2018 Cumartesi

Saat: 11.00 – 13.00

Adres: 116/5 Sokak No:18 B Blok D:3 Bornova-İZMİR (Randevu alınız.)

(Evka 3 Metro durağına yürüme mesafesi)

Atölye kontenjanı 15 kişi ile sınırlıdır.

Göksel Bekmezci ile Kelime Atölyesi, İzmir

Göksel Bekmezci Kelime Atölyesi ile konuğumuz oluyor.
Yazmak, parmak izi gibidir.
Yazan olanla yazar olanı bu izler birbirinden ayırır. Kelimeler, bir yazarın organlarıdır.
Ve yazar sesi, söze dönüştürendir.
***
Yazarın, okuyucu ile tek bir temas hakkı vardır. Onun karşısına ilkin eserleriyle değil, bir cümlesi ile çıkar. Cümle, paragrafa taşınırsa ne âlâ, sayfaya geçilebilir.. Okuyucu, kitabın kokusunu bu sayfadan alır. Aslında okunan bir metinden çok yazarın bahtıdır; O, ya hep okuyucunun karşısında kalacak ya da hayatına katılacaktır.
***
Bu çalışmada öne çıkan bazı başlıklar:
* Kelimelerin sözlük, psikolojik ve sosyolojik anlamları
* Kelimelerin bilinçaltı ile ilişkisi
* Dil ve ifade / Üst ve Estetik ifade
* İktidar dilleri
Kimler katılabilir?
* Yazar olmak isteyenler
* Yazmayı sevenler
* Kitapseverler
Tarih: 
20 Ocak 2018 (Ücretsiz tanıtım sınıfı) – 15.30 – 17.00
27/28 Ocak – 03/04 Şubat 2018 (Atölye) – 11.00 – 15.00
(Toplam 16 saat)
Adres: Yazı Çizi Çeki Bornova Salonu, Bornova / İzmir
Bilgi ve kayıt için:
0232 421 61 66 / bilgi@yaziciziceki.com
***
Göksel Bekmezci Kimdir?
2002 yılında (MSM) Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’nden mezun olup, Araştırmacı-Şair Sunay Akın’a ve Sanat Felsefesi üzerine Sabiha Özdemir’e asistanlıklar yapan Yazar/Şair Göksel Bekmezci, Gri Hikayeler, Eski Cesetler ve Bir Elmanın Yarası adlı üç kitap yazdı.
2011-14 yıllarında tek kişilik anlatısı Küf Noktası’nı sahneledi.
Reklam metin yazarlığı, dergi editörlüğü ve düzeltmenlikler yapan Bekmezci, 2012 yılından bu yana, başta Müjdat Gezen Sanat Merkezi (MSM) olmak üzere özel kurumlarda Metin İnceleme ve Kelime Atölyesi üzerine deneyimleri paylaşmaktadır. Ayrıca üç dönemdir MSM Yaratıcı Yazarlık Bölümü’nde başkan yardımcılığı görevini yürütmektedir.

Ferhat Uludere ile “Bir Öykü Yazmak” İzmir’de…

Aralık atölyesinde Ferhat Uludere ile birlikteyiz.

Ferhat Uludere ile Bir Öykü Yazmak atölyesinde edebiyatın engin coğrafyasında dolaşıp öykü yazmanın temellerini tartışırken hikâyelerinizi ortaya çıkaracaksınız. Öykü yazanlar, öykülerini gözden geçirmek isteyenler, hikâyelerini öyküleştirmeyi düşünenler, yazmak yerine daha iyi bir okur olmak isteyenler için…

“Aristoteles’ten Borges’e Bir Öykü Yazmak” adlı çalışma, 9-10 Aralık’ta gerçekleşecek ve sekiz saatlik bir zaman dilimine yayılacak. İki günde dörder saatlik çalışmalarla ilerleyecek…

“Aristoteles’ten Borges’e Bir Öykü Yazmak” edebiyatın sonsuz coğrafyasında usta yazarların ve en az onlar kadar usta roman ve öykü kahramanlarının ışığında ilerleyen bir yazma macerası…

Bu yolculuk boyunca Aristoteles’ten Borges’e, Don Quijote’den Duras’a kadar birçok yol arkadaşı katılımcıların elinden tutacak, onlara yol gösterecek, bazen de kızacak. Katılımcılar hem okuyacak hem yazacak; birbirlerinden beslenecek, yazdıklarının farkına varacak…

İyi bir öykü yazmanın temellerinin anlatılacağı atölye boyunca Aristoteles’in Poetika adlı eseriyle başlanıp çeşitli okuma ve yazma çalışmaları yapılacak… Yazma alıştırmalarının yanı sıra bir hikâye yazmak için izlenecek yolda ustaların ışığında ilerlenecek…

“Aristoteles’ten Borges’e Bir Öykü Yazmak” aynı zamanda iyi bir okur olma yolunda atılmış bir adım olacak. Metinlerin şifreleri çözülerek yazarların sırlarına vakıf olunacak.

Tarih: 9-10 Aralık 2017

Saat: 10.00-14.00

Adres: Piyano Butik Ofis 1481 Sokak (Kilise Sokağı – Alsancak İskele karşısındaki sokak) No:9 Alsancak-İzmir

Bilgi ve kayıt için…

0 232 421 61 66

bilgi@yaziciziceki.com

http://yaziciziceki.com/

Ferhat Uludere Hakkında:

1977 yılında Lüleburgaz’da dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Lüleburgaz’da tamamladı. Yazı yazmaya “Rock Reaction” adlı fanzinle birlikte başladı; çeşitli fanzinlerde yazdı. 1998 yılında Müjdat Gezen Sanat Merkezi Yaratıcı Yazarlık Bölümü’ne girdi.

Beyoğlu Gazetesi’yle birlikte gazeteciliğe başladı. Konservatuvar yıllarından bu yana Don Quijote üzerine çalışmalar yapan Ferhat Uludere’nin; Sayıklamalar (2002), İslenmiş Aşka Mektuplar (2005), 1001 Fıçı Bira (2006), Sonbaharda Sarhoş Bir Kasaba (2010), Don Quijote’nin Üçüncü Cildi (2014) adlı kitapları yayımlandı.

Birçok yayın organında sinema, edebiyat, müzik, tiyatro ve Beşiktaş üzerine eleştiriler yazan yazar, çeşitli televizyon programlarında editörlük, metin ve senaryo yazarlığı yaptı. Ferhat Uludere Müjdat Gezen Sanat Merkezi’nde verdiği derslerin yanı sıra Yaratıcı-Yazarlık Bölümü Bölüm Başkanlığı’nı sürdürürken öykü ve roman çalışmalarına devam ediyor.

Yazı Çalışma Grubu İlk Toplantı Sonrası…

Yazı Çalışma Grubumuz geçtiğimiz hafta ilk toplantısını yaptı. Bu ilk toplantıda hedefimiz birbirimizi tanımak ve grubun çalışma ilkelerini belirlemekti.

Son derece keyifli geçen toplantıda, aramızda yazı çalışmaları olanlar, öyküler yazanlar, öykülerini yayımlamış olanlar, kitap projelerini hayat geçirmek isteyenler ve ilgi duyup yazmaktan çekinenler vardı.

Ortak paydamız ise yazma isteğimiz ve herkesin birbirini yüreklendiren tavrı, birbirinin emeğine saygısıydı.

Şimdi ekip 20 Kasım’a kadar, bir sonraki toplantıda değerlendirilmesini istediği yazılarını yazıyor. 27 Kasım‘da yeniden toplanıyoruz.

Bu bir yazı çalışma atölyesiYazma disiplini ediniyoruz, ilk okurlarımızla karşılaşıyoruz, başkalarının yazılarını değerlendirirken kendi yazdıklarımızla yüzleşiyoruz. Grup çalışması sırasında yapacağımız farklı alıştırmalar ile boş kağıtların dolduğunu görüyoruz.

Aramıza katılabilirsiniz. Ancak bunun için sizinle de çalışma grubu ilkelerimizi paylaşmalıyız.

Bize yazın, telefon numaranızı bırakın ya da bizi arayın. Bir sonraki çalışmada aramızda yerinizi alın!

Bilgi ve kayıt için;

bilgi@yaziciziceki.com

0232 421 61 66