Belki de Tüm Konular Yazıldı…

Bir konu hakkında konuşuyorsak, emin olun, başkaları da o konu hakkında konuşuyordur. Çünkü insanız…

Harika bir fikriniz var, anlatsanız değil belki ama yazsanız kesin roman olacak… Biriyle paylaşmak veya paylaşmamak arasında gidip geliyorsunuz. O sırada yakın bir arkadaşınıza konudan bahsediyorsunuz. Tam da o anda son derece doğal bir şekilde size,  geçen gün okuduğu bir kitapta da aynı konunun işlendiğini söylüyor. Tam bir hayal kırıklığı, değil mi?

Aslında değil!

Belki de tüm konular yazıldı. Peki, o zaman ne yapacağız?

konu

Konu, yazdıklarımız ve bir edebiyat eseri için önemli unsurlardan biridir. Ancak, asıl önemli olan şey konuyu nasıl ele aldığınızdır. Konuya nasıl yaklaştığınız, onu hangi derinlikte incelediğiniz, okurunuzu onun içine ne kadar katabildiğinizdir.

Bu açıdan baktığınızda ucuz bir aşk romanıyla edebi bir başyapıt aynı konuyu işleyebilir. Yazmak için heyecanlandığınız konu çok sıradan olabilir.

Popüler kültür ürünleriyle edebi eserleri ayıran yönlerden biri de konunun işlenişidir. Sadece konuyu takip ettiğiniz bir eser, edebi derinlikten uzaktır. İyi bir edebiyat okuruysanız, bundan pek de keyif almazsınız.

Edebiyatın keyfiyse satır aralarına gizlenmiş ayrıntıları fark etmeye başladığınızda, bir kitabı veya bir yazarı ilmek ilmek çözmeye kalkıştığınızda tutkuya dönüşür.

İşte bu nedenle, kafanızı kurcalayan konuyu ilmek ilmek işlemekten ve kelimelerle oynamaktan korkmayın!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir